22 Mayıs 2018 Salı

ramazan ayına özel iftar ve sahur menüsü - 7




iftar menüsü:

- kolay yuvarlama çorba
- etli bezelye
- süzme piyaz
- cennet çamuru

sahur menüsü:

-el açması patatesli dolama börek
- söğüş





iftar ve sahur sofralarınız bereketli dualarınız kabul olsun .afiyet olsun.




5 yorum:

  1. Ey bîçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor. Hem ömrün çabuk geçmesine meydan vermiyor, tutuyor, uzun ediyor tâ meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin.
    Ey sabırsız hasta! Sabret belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir.
    Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir.
    Ey şekvacı hasta! Senin hakkın şekva değil şükürdür, sabırdır. Çünkü senin vücudun ve aza ve cihazatın, senin mülkün değildir. Sen onları yapmamışsın, başka tezgâhlardan satın almamışsın. Demek, başkasının mülküdür. Onların mâliki, mülkünde istediği gibi tasarruf eder.
    Ey âhiretini düşünen hasta! Hastalık, sabun gibi günahların kirlerini yıkar, temizler. Hastalıklar, keffaretü’z-zünub olduğu hadîs-i sahih ile sabittir. Hem hadîste vardır ki: “Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer, imanlı bir hastanın titremesi de öyle günahları silker.”
    Ey lüzumsuz merak eden hasta! Sen, hastalığın ağırlığından merak ediyorsun. O merakın, senin hastalığını ağırlaştırır. Hastalığın hafifleşmesini istersen merak etmemeye çalış. Yani hastalığın faydalarını, sevabını ve çabuk geçeceğini düşün, merakı kaldır, hastalığın kökünü kes.
    Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarf ettiriyor. Hastalık ise birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: “Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan.”

    YanıtlaSil
  2. Yazı çok güzel tekrar tekrar okudum her okuduğumda ayrıca bir zevk duydum her nefis ölümü tadacaktır mutlaka herşey çok güzel olmuş ellerine gönlüne sağlık bereketli iftarlar BAL

    YanıtlaSil
  3. Rabbim hic kimseye sifasiz hastalik vermesin Yesimcim, insaAllah seninde yazdigin gibi hastaliklarimiz günahlarimiza kefaret olur canim. Yine harika bir menü hazirlamissin, ellerine saglik canim, hayirli saglikli günler diliyorum, hicret

    YanıtlaSil
  4. Yeşim Ablacım,

    Menü paylaşımlarınız için Allah razı olsun. Çok işime yarıyor

    YanıtlaSil
  5. Rabbim bütün hastalarımıza katından sifa versin ablacım. Bu güzel paylaşımı yapan elleriniz dert görmesin, güzel yüzünüz hep gülsün.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil