17 Haziran 2016 Cuma

ramazan ayına özel iftar ve sahur menüsü - 12




iftar menüsü

- sultan çorbası
- haşlama içli köfte
- mevsim salata
- kolay çikolatalı ve limonlu dondurma







sahur menüsü

- kırpık
- fakir sucuğu
- yoğurtlu un kurabiyesi
- çay



ramazan ayı sohbetleri

Allah erenlerinden Dinar oğlu Malik devrinde iki kardeş yaşamaktadır. Bu iki kardeşten biri yetmiş, diğeri de tam otuzbeş yıl ateşe taparak hiçbir muratlarına kavuşamadığını anlayan küçük kardeş bir gün ağabeyine dert yanar, der ki: “Ağabeyciğim!… Bu kadar yıldır ateşi ilah bilerek ona tapındık. Fakat bakıyorum ki hiçbir dileğimize erişemedik. O yüzden bende ateşin ilah olmadığına dair bir şüphe uyandı. Bu şüphemde haklı olup olmadığımı araştırmak için seninle bir denemeye girişelim. Eğer ateş başkalarını yaktığı gibi bizi de yakarsa, kendisine bir daha asla tapınmayalım. Yok eğer yakmazsa ölünceye kadar ilahlığına iman ederek ibadetten geri durmayalım.”
Bu karardan sonra iki kardeş bir ateş yakarlar. Küçüğün büyüğüne “Ateşe ilk önce elimizi hangimiz uzatacağız. Sen mi yoksa ben mi?” diye sorar. Ağabeyi, “Sen uzatacaksın” deyince küçük kardeş elini hemen ateşe yaklaştırır. Bakar ki ateş elini yakıyor, hemen çeker. Ardından da “Ey ateş!…” der “yazıklar olsun sana! Bunca yıldır seni ilah bildim ve o yüzden de sana taptım. Ağabeyine der ki: gel buna tapınmaktan vazgeçelim” diye yalvarıp yakarır. Fakat ağabeyi bir türlü vazgeçmez ve ateşe tapmaya devam eder.
Ağabeyi devam ededursun. Küçük kardeş bu denemeden sonra ateşe tapmaktan vazgeçer Müslüman olmaya azmeder ve doğruca devrin büyük ermişlerinden Dinar oğlu Malik’e başvurur. O anda Malik de oturmuş halka vaaz vermektedir. Vaazını bitirdikten sonra başından geçenleri bir bir kendisine anlatır ve ben Müslüman olacağım der.
Bunun üzerine Malik ateşperest adamı karşına oturtarak Kelime-i Şehadet getirttikten sonra kendisine İslam’ın şartlarını ve bütün umumi prensiplerini bir bir izah eder. Yanında bulunan ailesi de İslam’a girince orada bulunan halk, bu her iki ateşperestin imana gelişini sevinç gözyaşları arasında kutlarlar. Ardından da biraz aramızda kalın da, aramızda size biraz öteberi toplıyalım dediler. Fakat yeni imana gelen adam ben dinimi dünyalık hiçbir şeye satmam diyerek asla bir şey kabul etmeyeceğini belirtiyordu.
Daha sonra ailesini alarak şehrin kıyı mahallelerinden virane bir eve yerleştiler. Ne yiyecek, ne de içecek bir şeyleri yoktu. O gece Allah’a ibadet ve taat ederek sabahladılar.
Güneş doğup yeryüzüne ışıklarını yaymaya başlayınca günlük ekmek parasını kazanmak için bir iş bulup çalışmak gerekiyordu. Çünkü yaşamak için yemek, yemek için de çalışmak şarttı. Bu düşünceye daha ziyade kendini kaptıran kadındı. Yeni imana gelmiş bulunan adamın ise yemek içmek gibi bir dert umrunda bile değildi. Onun tek düşüncesi kainatın ortaksız yaratıcısı olan Allah’a biraz daha fazla ibadet edebilmekti. Bu yüzden de kendisini ibadetten alıkoyan her şeye düşman kesilmişti. Bu ekmek parası için çalışmak mecburiyeti olsa bile.
Fakat yine de muhakkak ki ekmek parasını kazanmak için çalışmak gerekiyordu. Nitekim hanımı durumu açarak taşı gediğine koydu. “Bey efendi!” dedi. “Bugün şehre inin de belki bir iş bulup çalışırsınız. İnşaallah akşama kadar günlük nafakamızı kazanmış olarak dönersiniz.” Bu ikaz karşısında kendisini toplayan adam şehre inip münasip bir iş aramaya koyuldu. Birçok kapı çalıp iş aradı, fakat ekmek parasını kazanacak bir iş bulamadı. Ama her nedense buna pek üzülmüyordu. Zaten bütün dileği Allah’a amelelik etmekti. Onun için Camilerden birine kapanarak akşama kadar bol bol Allah’a ibadete daldı.
Akşam olunca kendi namına Allah’a bol bol ibadet etme fırsatını bulduğundan dolayı sevinç, karısının karşısına da eli boş çıkacağı için de üzüntü içinde karışık duygularla döndü. Kapıyı açıp içeri girdikten sonra selam verip bir köşeye oturdu. Karısına da bütün gün çalıştığını fakat ücretlerini yarın alacağını ifade etti. Karı-koca geceyi aç açına ibadet ederek geçirdiler.
Sabah olunca tekrar iş bulmak için şehre inen adam ne yaptıysa yine bir türlü ekmek parasını kazanacak bir iş bulamadı. Bulamadı diye üzülecek değildi ya. Camiye girerek akşama dek bol bol Allah’a ibadet etti. O, sadece Allah’ına çalışıyordu. Tek üzüntüsü karısıydı. Zavallı kadıncağız artık açlığının son haddine gelmişti.
Akşam olunca yine eli boş olarak eve döndü ve karısına aynı mazereti uydurdu. Böylece o geceyi de aç olarak geçirdiler. Ertesi gün, günlerden Cuma idi. Cuma günü de hafta tatili dolayısıyla bütün iş yerleri kapalıydı. Onun için herhangi bir iş bulup da çalışmaya imkan yoktu. En iyisi camiye gidip Cuma namazı kılmaktı.
Eski ateşperest, yeni mü’min de aynı şeyi yaptı. Cuma vakti gelince doğruca camiye gidip iki rekat Cuma namazını gönül huzuruyla kıldı. Ardından da ellerini göğe doğru açarak Allah’a yalvarıp yakarmaya başladı. “Ey Rabbim!..” diyordu. “İslam dinin ve bu Cuma gününün yüzü suyu hürmetine gönlümden ailemin geçim sıkıntısını at. Çünkü bir iş bulup çalışamadığım için aileme karşı mahcubum. Korkarım ki açlıkları daha fazla sürerse ağabeyimin dinine dönerler.”
Adam Cuma vakti camide dua ededursun. O sırada şehrin kenarında bulunan virane evinin kapısına biri gelerek kapıyı çalar. Karısı kapıyı açtığında bakar ki karşısında yakışıklı bir genç durmaktadır. Elinde mendille örtülü bir tabak bulunan genç tabağı kadına uzatırken “Bunu alınız ve kocanıza da bunun bu Cuma Allah (c.c.) için yaptığı ameleliğin ücreti olduğunu söyleyin. Çünkü böyle bir günde azıcık çalışmanın Allah (c.c.) katında ücreti çok büyüktür” der.
Kadın hemen tabağı alıp üzerindeki mendili açınca ne görsün ki! Tabağın içinde çil çil bin tane altın. Altınlardan birini alarak hemen çarşıya çıkıp bir sarrafa götürür. Sarraf altını daha eline alır almaz şaşırıp kalır. Hele tartıya koyunca hayreti büsbütün artar. Altın bildiğimiz altınlardan değildir. Hem çok ağır basmakta, hem de üzerindeki nakışlarından başka bir dünyaya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Hayretini yenmek için kadına altını nereden bulduğunu soran sarraf hikayeyi olduğu gibi dinleyince durumu hemen kavrar ve kadına “Ben de Müslüman olacağım. Bana İslamiyeti öğretir misiniz?” der. Ardından da Müslümanlığı kabul ederek kadına bin tane dünyalık altın hediye eder.
Öbür yandan genç Cuma namazını kılmış eve dönmektedir. Yine her zamanki gibi eli boş olduğu için, bu defa mendilini kumla doldurarak yiyecek bir şeyler getiriyormuş gibi yapar içinden de “Eğer karım ne iş yaptın dese, size un getirdim, diye cevap veririm” düşüncesini geçirir. Bu düşünceler içinde boynu bükük ve mahzun mahzun kapıya gelir. Tam bu sırada içeriden etrafa yemek kokularının yayıldığını farkederek elindeki kumla dolu mendili kapının dibine bırakıp sevinçli içeri girer.
Hoş beşten sonra karısından durumu sorup öğrenir. Ardından da sevinç gözyaşları içinde yüce Allah’a şükür secdesine kapanır. Bu arada kapıya çıkan karısı kum dolu mendili görüp de eline alınca bakar ki içi unla dolup taşmaktadır. Kocasının unu neden içeri getirmediğini sorunca o da durumu öğrenerek şükür secdesine kapanır.
Yüce Allah (c.c.) cümlemizi Cuma namazının faziletinden mahrum bırakmasın, amin…


iftar ve sahur sofralarınız bereketli dualarınız kabul olsun.

13 yorum:

  1. Sevgili Yeşim Hanım cumamız mübarek olsun iftar için tavsiye ettiğiniz tarifler her biri ayrı güzel hele dondurma nefis oluyor içinde ne olduğu bilinincede gönül rahatlığı ile yenilebiliyor ..iyi ve afiyettesinizdir inşallah Rabbimiz oruç tutanlara kolaylık ihsan eylesin hele daha sıcak şehirlerde yaşayanlara ve zor şartlarda olanlara daha daha yardım eylesin ...sevgilerimle...Sebay

    YanıtlaSil
  2. Yeşim Ablacım,

    Hayırlı cumalar. İçli köfte özel bir lezzet. Daha önce kolay bir içli köfte tarifim var demiştiniz. Tepside mi acaba.
    İpek & İlker.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tepside değil çilercim daha sonra paylaşırım inşAlah canım.kendimi bir türlü toparlayamıyorum ...

      Sil
  3. hayırlı cumalar .bu mübarek günler hürmetine kimin ne sıkıntısı varsa rabbim gidersin bir ferahlığa çıkarsın.menü içnde ellerinize sağlık yeşimcim sahur için kırpık iyi fikir sağolasın ,varolasın .sevgiler nihal

    YanıtlaSil
  4. Canım ablam, kalp kalbe karşıdır derlerdi ya doğruymuş. Annemle dün akşam un kurabiyesi yapalım cayın yanına diye konuşuyorduk, postu görünce nasıl sevindim bilemezsiniz. Nasipse öğleden sonra yapmak istiyorum bu tarifi. Çok teşekkür ederim ablacım Allahim cuma günü hurmetine sizi de sevinirsin.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  5. Rabbim sizden razı olsun, hayırlı cumalar dilerim yeşim hanımcım mkbl20

    YanıtlaSil
  6. Canım ablacım cumaların mübarek olsun. her gün uğraşıp hazırladığın menüler gerçekten de iyi fikir oluyor ablacım çok sağolasın hakkını helal edesin. benimde bu aralar sağlık sorunlarım oldu seni unuttuğum aklına gelmesin. sohbetlerin de çok güzel bu arada okuyunca içim rahatlıyor. hayırlı ramazanlar diliyorum. İzmirden dilek..

    YanıtlaSil
  7. Amin ecmain nurlu cumalar ablacığım sohbet çok güzeldi defalarca okudum gönlüne sağlık menüler içinde ellerine kollarına sağlık dualarda unutulmamak dileğiyle iyi günler BAL

    YanıtlaSil
  8. Hayırlı cumalar yeşim hanım iyisinizdir inş çok güzel bir menü un kurabiyesini çok seviyorum inş bunuda en kısa zamanda denicem dün tekrar kusursuz tatlyı yaptım süper bir lezzet tekrar herkeze tavsiyem biz bayılıyoruz menüler çok fikir veriyor ve yardımcı oluyor çok sağolun Rabbim kolaylıklar versin sağlık ve sıhhat versin inş iyiki varsınız inanın günde 3 4 kere sitenize giriyorum müdavimiyim sizi çoook öpüyorum AE Olun inş selma.

    YanıtlaSil
  9. Hayırlı Cuma'lar ablacım
    Sevgiler <3 makbule

    YanıtlaSil
  10. Hayirli cumalar yeşim hanim menüde sohbetde harika sanki daha önce okudum gibi geldi bana emin değilim ama defalarca okunup ders alinacak kissalar sayenizde bizde okumuş öğrenmiş oluyoruz allah razi olsun

    YanıtlaSil
  11. Hayırlı cumalar ablacım menüler için teşekkürler Allah razı olsun bu zor günlerinde bizleride ihmal etmiyorsun hakkını helal et bende kırpığı sahura yapacam inşaAllah sevgiler

    YanıtlaSil
  12. Hayırlı sahurlar Yeşim hanım bu akşam sahurda kırpık yaptım çok beğenildi çocuklarımın bana etttiği duayı bende sizin için ediyorum elleriniz kollarınız dert görmesin inşallah selamlar sevgiler Çanakkaleden Sevim

    YanıtlaSil

yasal uyarı!
Suç teşkil edecek, yasa dışı,tehditkar,rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı,küçük düşürücü,kaba,ahlaka aykırı,kişilik haklarına zarar verici yada benzeri niteliklerde yorumlar yayınlanmayacak ve tekrarı halinde kanuni haklar kullanılacaktır.

yorum yazmak için:
bloger hesabi olmayanlar, yorum yazmak için:yorumlama biçimi:''anonim''yazısını tıklayın.yorumunuzu yazdıktan sonra adınızı veya rumuzunuzu eklemeyi unutmayın.teşekkür ederim.